30 Eylül 2012 Pazar

KIZARTMA SENFONİSİ

                Hafta sonu canım arkadaşım Emel'in evine ziyarete gittik. Hem bütün bir haftanın yorgunluğunu attık hem de birbirinden güzel tatlarla tanıştık. Ben de nefis kareleri yakalayıverdim. İşte bunlardan ilki, Kızartma Senfonisi. Tam mevsimlik sebzelerden yapılan bu lezzet için arkadaşıma tekrar tekrar teşekkür ederim. Bu güzel görüntüyle sofraları şenlendirmek için ne mi gerekli? İşte buyrun;
 Küçük boy kırmızı tatlı biber
Patlıcan
Kabak
Patates
Yoğurt
Sarımsak- tercih meselesi
Tuz
Tahmin edeceğiniz gibi, hem ekonomik hem lezzetli bir tarif bu. Kırmızı biberleri közledikten sonra, kabuklarını soyun. Diğer kızartmalık malzemeleri de minik minik doğrayın ve kızartın. Biberlerin içine yerleştirin. Yoğurtla birlikte servis edin. Süslemesi, sunumu sizin güzel zevkinize kalmış. Afiyet olsun...

26 Eylül 2012 Çarşamba

Buharla Temizlik Dünyası

Daha iyi, daha hızlı, daha kolay!

Arçelik Buharika ile kimyasal madde kullanmadan hijyenik temizlik, deodorizasyon


Zemin, Döşemeler, Camlar ve Perdeler

Cihazla birlikte verilen mikrofiber havluyu silici veya üçgen fırçaya takarak, seramik, taş, laminat, parke, halı, kilim, koltuk ve kanepe yüzeylerini buhar gücü ile herhangi bir temizlik maddesi kullanmadan hijyenik olarak temizler ve onları adeta yenilersiniz. Mikrofiber havlu, ipek elyafın onda biri inceliğinde özel bir elyafla  üretilmiş olup, toz ve kirleri adeta üzerine çeker, temizler, silerken onları geri bırakmaz. Camlar,  önce  cam silicisi  ile buhar  verilip,  sonra yukarıdan aşağıya çekilerek en kolay ve en iyi şekilde temizlenir. Perdeler asılı oldukları yerde,  cam silicisi ile buhar verilerek ütülenebilir.

Tekstil ürünlerinin temizliğinde tercihinizi özel havlulu aksesuarlardan yana kullanın; direkt buhar uçlarını kullanmamaya özen gösterin.




Bebek ve Çocuk Odaları

Buharla temizlik, bebek ve çocuk odaları için daha da önem kazanmaktadır. Mama sandalyesi, mama kapları, biberon, oyuncaklar, ayakkabı tabanları ve daha birçok malzeme, püskürtücüler ve fırçalar yardımı ile, herhangi bir kimyasal temizleyiciye gerek olmaksızın temizlenir. 100 °C’nin üzerindeki buhar sıcaklığı ile gerçek hijyenik temizlik sağlanır.


Mutfak, Banyo
  
Mutfak, banyo temizliğinde püskürtücüler ve fırça kullanılır. Bu aksesuarlarla temizlenecek yüzeye sıcak buhar püskürtülür ve yapışmış, yerleşmiş kirler, yağlar kabartılır, daha sonra kuru bir bezle silinir veya su ile yıkanır. Bu işlem sırasında mikroorganizmalar da çok büyük oranda ölür, sinmiş kokular yok olur.
Banyo ve mutfak duvar fayansları cam silicisi ile temizlenir. Fayanslar buhar gücü ile pırıl pırıl olurken, koku, kir ve mikroorganizmalardan da arındırılır.


Otomobil, Bisiklet

Buharlı temizleyiciyi ev dışında da birçok alanda kullanabilirsiniz. Otomobilinizin motoru, jantları, koltukları, bisikletiniz, buhar gücü ile çok kolay temizlenir. Koltukları üçgen fırça ve havlu ile, diğer bölümleri uygun aksesuarlarla buhar püskürterek, kuru bir bezle temizleyiniz.


Buharı daha birçok alanda kullanabilirsiniz.

Panjurlar, jaluziler, havuz kenarları, seramik derzleri, mücevherlerin temizliği ve daha pek çok alanda buharla temizlik yapılabilir. Çiçeklerinizin yapraklarını da uzaktan buhar tutarak temizleyebilir, tazeleyebilirsiniz.

Detaylı bilgi için; http://www.arcelik.com.tr/ev-aletleri-buharli-temizleyici.html

• 444 0 888

• Arçelik Yetkili Satıcıları

arcelik.com.tr /onlinesatis

Bir bumads advertorial içeriğidir.

ANNELER MAFYASI

     Evet Sevgili Okur, bu bir mafya kitabıdır. Aman yanlış anlamayın. Şiddetten uzak , kadınlara özgü bir mafya bu. Bu kitabı benim hayal dünyama katılmasındaki en büyük sebep de ismi oldu zaten. Ve kahramanları kadınlardan oluşan bu serüven beni buradan uzaklara taa Almanya'ya götürdü. 
     Gelelim konusuna; Constanze, biri ergen olmak üzere iki çocuğu ve kocasıyla mutlu mesut bir hayat sürerken birden her şey tersine döner. Var olan her şey yok olmuştur O'nun için. 15 yıllık evliliğinden geriye kalan sadece çocuklarıdır. Bir yandan iç hesaplaşmalarıyla baş başa kalır Constanze. Evliliği için yaptığı fedakarlıklar , ailesi, yeni çevresi derken -aslında çok bildik- yeni bir dünyaya dalı veriyorsunuz. 
     Kadın dayanışması, bazen de sürtüşmesi üzerine dayalı kitap bende Küçük Mucizeler Dükkanı tadı bıraktı. Blogcunun baş kitabı Küçük Mucizeler Kitabını severek okuduysanız, Anneler Mafyası da sizi pişman bırakmayacaktır.

25 Eylül 2012 Salı

YALAN DÜNYA'DAN BİR NEŞET ERTAŞ GEÇTİ


Bir Ozan daha yıldızlara karıştı, gitti aramızdan. Neşet Ertaş, Güzel usta sesin gök kubbede hep yankılanacak.Fazla söze gerek yok...


Hep sen mi ağladın hep senmi yandın, 
Bende gülemedim yalan dünyada 
Sen beni gönlümce mutlumu sandın 
Ömrümü boş yere çalan dünyada. 

Ah yalan dünyada,yalan dünyada 
Yalandan yüzüme gülen dünyada 

Sen ağladın canım ben ise yandım 
Dünyayı gönlümce olacak sandım 
Boş yere aldandım, boş yere kandım 
irengi gözümde solan dünyada 

Ah yalan dünyada yalan dünyada


alandan yüzüme gülen dünyada 

Bilirim sevdiğim kusurun yoğdu 
Sana karşı benim hayalim çoğdu 
Felek bulut oldu üstüme yağdı 
Yaşları gözüme dolan dünyada 

Ah yalan dünyada yalan dünyada 
Yalandan yüzüme gülen dünyada 

Ne yemek ne içmek ne tadım kaldı 
Garip bülbül gibi feryadım kaldı 
Alamadım eyvah muradım kaldı 
Ben gidip ellere kalan dünyada 


Ah yalan dünyada yalan dünyada 
Yalandan yüzüme gülen dünyada

23 Eylül 2012 Pazar

DÜNYA'NIN EN İYİ BABASI

     İlk gördüğümde hayrete ve hemen ardından dehşete düştüğüm fotoğraflar, fotoğraf sanatçısı Dave Engledow'a ait. Ama korkulacak bir durum çok şükür ki yok , çünkü görüntüler foto montaj ile hazırlanmış. Modelliği ise tatlı kızı Alice Bee yapmış. Kızı dünyaya geldikten sonra eğitimini gördüğü ve ara verdiği fotoğrafçılığa  geri dönmüş. Şaşırtıcı kareler foto montajla sağlansa da bir çok anne babayı düşündürecek türden. 
        Bu görüntüler ilk başta şaşırtıcı ama çevremize baktığımızda çok da şaşırmaya gerek yok aslında. Bir elinde sigara ile bebek arabası süren babalara siz de rastlamışsınızdır. Ya da vitrinlere bakıp, telefonla konuşurken çocuğunu kaybeden ya da düşüren annelere de rastlamışsınızdır. Peki araba sürerken kucaklarına bebeklerini oturtup, kendilerini lunaparkta sanan babalara ne demeli.?Çok şey demeli de , neyse içimden söyleyeyim şimdilik. Ah , bu kadarla kısıtlı olsa iyi. Küçücük kızlarının saçlarını röfle, boya yaptıran annelere eminim hiçbiriniz yabancı değilsinizdir. 
      Çocuklarımız, pilli oyuncaklarımız değildir. Lütfen özenle muhafaza edin..















Haber Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/
Görsel Kaynak: http://www.fotoblur.com/people/engledow

19 Eylül 2012 Çarşamba

ÖĞRETMEN ANNE OLMAK

  Hem anne hem öğretmen olmak bence çok  şey demek. İşte kalbimden geçenler...
  •   Çocuklar İmparatorluğunda yaşamak demektir. Tüm gün hatta gece boyunca çocuklarla birlikte olmaktır.
  • Öğrencini kendi çocuğundan ayırmamaktır. Sabahın en erken saatlerinde yavrundan ayrılıp, başka yavrulara annelik etmektir.
  • Ateşler içindeki çocuğunu bırakıp, derse koşmaktır. Bu arada öğrencilerin hasta olmasın diye kapıyı pencereyi kollamak, terini kontrol etmektir.
  • En rahat ve en şık ayakkabının henüz tasarlanmamış olduğuna hayıflanmaktır.
  • Saçları dağılmış kız öğrencinin saçlarını özenle örmek, sonra da saçlarına kocaman bir öpücük yerleştirmektir. 
  • Tüm gün okulda türlü oyunlar oynayıp, eve geldiğinde dermanının kalmamasıdır. Ama yine de yavrusuna kıyamamaktır.
  • Çocuğunun ilk adımlarını kaçırmaktır. Ama bu arada öğrencilerinin ilk okuduğu kelimelere şahit olmaktır. 
  • Evde çocuklarına söz geçiremezken, sınıfta bir bakışla 40 öğrenciyi susturmaktır. 
  • Paydos zili çaldığı andan itibaren, akşam yemeğini, ütüyü, marketi düşünmektir.
  • Öğrencilerinin gözlerinde kendi çocuğunun gözlerini aramaktır.
  • Her gün en kıymetlini emanet vermek, en kıymetlileri emanet almaktır.
  • Kalbinin pamuk şekere dönüşmesidir. Sürekli  evde öğrencilerini, okulda çocuklarını düşünen bir kadının kalbi başka neye dönüşebilir ki?


17 Eylül 2012 Pazartesi

REHBERLİK PANOLARI ŞENLENSİN


      Bugün 17 milyon öğrenci için okullar kapılarını açtı. Tüm öğrenciler ve öğretmenler için başarı ve huzur dolu bir eğitim öğretim yılı olmasını dilerim. Tabii tüm öğretmenlerde de son sürat  bir çalışma söz konusu.  Ben de seminer dönemini tabii boş geçirmedim. Bir iki farklı çalışma ile Rehber Öğretmen arkadaşlarıma pano çalışmaları hazırladım. Umarım beğenirsiniz.  Resimlerin üzerine tıklayın ve resmi farklı kaydet seçeneği ile kaydedebilirsiniz. Eleştiri ve önerilere de açığım bu arada:))













16 Eylül 2012 Pazar

KENDİN YAP KENDİN TAK

     Arkadaşlarımla beni bu ara bir takı merakı sardı sormayın. Sonbahar sezonuna bir gayret ürettiğimiz DIY takılarla girmeyi planlıyoruz hepimiz. Kadınlar bir araya gelince ne güzel işler meydana çıkıyor, bir kez daha ispatlamış olduk. Bu arada aramızda 20 yıldır bu işin piri olan da var benim gibi hevesli acemiler de var. Yemeniden takı yaptık, incecik tığlarla yapraklar ördük, çiçek motifleri yarattık. Daha neler neler. Bu arada benim projem henüz bitmedi. Bitince  ilk iş sizinle paylaşıp ölümsüzleştirmek olacak:) Biraz fazla mı iddialı geliyorum ?!!

     Birbirimizle fikir alışverişi yaparken , bu işlerin kıdemlisi arkadaşım Sibel de kendi el emeği takılarını getirdi. Kaçırır mıyım? Hemen alıkoydum takıları ve poz poz resimledim. Hepsi birbirinden güzel.


    Biz kocaman bir ekibiz aslında. Aslı, Çiğdem, Emel, Fatma, Birgül, Fatma, Eylem, Sibel olmak üzere herkes elindeki emekleri ortaya döktü, öğretti. Yani kısacası birbirimizin ilham perisi olduk. Bu işlerin başımıza asıl nasıl açıldığını anlatacak olursam; Aslı arkadaşım Facebook'ta bir takı tasarımı paylaşmıştı. Başladık sonra yapar mıyız, yapamaz mıyız? Derken ipler, tığlar, çaylar , kahveler derken, huzurlarındayız:)))


Kadın olmak, ne güzel şey. Güzellikler yaratmaya kendini adayan tüm kadınlar güzellikler içinde yaşamaya layıktırlar. Sevgiyle kalın:)


   

14 Eylül 2012 Cuma

KAŞARLI VE DEREOTLU POĞAÇA


       Okullar açılıyor diye her yerde hummalı bir çalışma söz konusu. Çarşılar, pazarlar rengarenk, capcanlı. Minik melekleri için anneler A'dan Z'ye her hazırlığı zevkle her eksiği tamamlamaya çalışıyor. Bugün de ben basit mi basit bir tarifle annelere yardımcı olmak istedim. 
        Ben öğrenciyken, ders aralarında annem birbirinden güzel atıştırmalıklar hazırlardı. Güzelce tepsiye meyve suyumu, poğaça, kurabiye ya da simitimi özenle yerleştirir dikkatimi dağıtmadan hemen odadan uzaklaşırdı. İşte ben de minik oğullarım için bugün bu poğaçaları hazırladım. Yaklaşık 15 dakikada hazırladığım bu tarifle ders çalışma molaları daha zevkli hale gelir umarım. 
    Aşağıdaki malzemelerin hepsini karıştırma kabına boca edin. İstediğiniz malzemeyi ilave edin. Bugün bizim evde kaşarlı ve dereotlusu tercih edildi. Zeytinli, patatesli, kıymalı gibi malzemelerle de minik meleklerin kalbini fethedin.




13 Eylül 2012 Perşembe

Yeni Online Doktor Sitesi

Hasta mı oldunuz? Cevapsepeti.com aklınıza takılan her sorunun cevabıyla hizmetinizde.

İster bir baş ağrısı, ister kilo problemi, ister çocuk hastalıkları, fark etmez. Cevapsepeti’nin sürekli güncellenen içeriğiyle hastalıklarla baş etmek artık çok daha kolay. Cevapsepeti.com uzmanlarının hazırladığı yazılar size sorununuz hakkında detaylı bilgiler sunuyor.

Çok daha karmaşık bir sorununuz mu var? Doktora gitmeye çekiniyor musunuz? Yoksa doktora gidecek vakit mi yok? Üzülmeyin. Cevapsepeti.com yine yanınızda. 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz uzman doktorlarına her türlü sağlık sorununuzu danışın, bilgi alın.

Üstelik Cevapsepeti.com Türkiye’nin en hızlı online doktor sitesi. Kendi seçtiğiniz uzman doktora sorularınızı yöneltiyorsunuz. Uzman sizin için anında cevaplıyor. En güvenilir bilgiye en hızlı yoldan ulaşıyorsunuz.

Sağlıkla ilgili en güncel haberlere ve en ilginç bilgilere ulaşmak için Cevapsepeti.com’un Facebook ve Twitter sayfalarını da ziyaret edebilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

11 Eylül 2012 Salı

Burcu Çetinkaya’nın tavsiye ettiği kulaklıklar Jetrend.com’da




Müzik ruhun gıdasıdır, boşuna dememişler. Cep telefonları, mp3 çalarlar vs. ile müzik artık heryerde. işe giderken, yolda yürürken, evde iş yaparken…Dinlediğiniz müzikten keyif almak istiyorsanız ünlülerin tavsiyeleri ile alışveriş yapabileceğiniz Jetrend.com’da Burcu Çetinkaya’nın tavsiye ettiği kulaklıklara bir göz atmalısınız. Hem görsel olarak çok şık ve kullanışlı, hem de dinlediğiniz müziğin kalitesini öne çıkarıyor. Jetrend.com’da özel indirimli fiyatlarla sahip olabileceğiniz bu kulaklıkları sosyal medyada paylaşarak da puan toplayabilir ve Eylül ayında verilecek Ferre Milano çanta hediyesini kazanma şansını elde edebilirsiniz.

9 Eylül 2012 Pazar

KOCA BEBEK ÜRETİM MERKEZİ

Tüm bebekler dünyaya geldiklerinde ne masumdur ne güzeldirler. Cennetin bir yansıması, aşkın gerçek kokusudur onlar. Bu küçük meleğin uykusu, beslenmesi, konforu için anne babalar ellerinden gelen tüm gayreti gösterir. Melek yedikçe anne babası da doyar, güldükçe onlar da güler. Derken, hikayemiz böyle sürüp gider. 
     Melek artık büyümeye başlar. Yürümeye başlayıp, gelişimini hızlandırıp özerklik savaşını başlatması gerekir.   Haftalarca süren zorlu emekleme mücadelesinden sonra ayağa kalkıp tam yürüyecektir ki, bir çığlık duyar.'Ay ay ay , düşeceksin'. İlk başta bu feryata pek  anlam vermeyen bebek , tekrar dener tekrar düşer. Ama bir süre sonra annesinin endişesinden O da korkar  ve adım atmaya, yeni şeyler denemeye cesaret edemez olur. Evet, nihayet yürümeye başlar ama endişe denen bulaşıcı hastalığın tohumları içinde filizlene filizlene.

       Kocaman olmuştur artık kendi yemeğini kendi yemek ister. Hem kaşıkla oynamak hem yemeği zevkli hale getirmek ister. Anne yine telaşla karşı koyar. Üstün başın kirlenir der ve kaşığı hışımla elinden alır. Anneye göre  O daha bebek , karnının doyduğunu nereden bilecek? Yemek fasılları bebek için elinden alınan bir oyundur, anneye ve tabaktakine kızgındır artık. Çoğu zaman yemek istemeyecek, engellendiğinden ötürü beslenme fasıllarını mecburiyet olarak görecek. 
        Dişleri kaşınırken, parkta oyun oynarken, koşarken, hoplarken hep bir çığlık hep bir düşersin uyarısı. Ne kadar çok kullanıyoruz 'düşeceksin' kelimesini. Sayın bakalım , günde kaç kere? Düşeceksin, dökeceksin, kıracaksın diyerek büyüttüğümüz çocuğumuzun koruyucu meleği miyiz yoksa gardiyanı mıyız?  Önleyici açıklamalar yapmak çocuk eğitiminin birinci koşullarından. Ama cesaretini örselemek, gelişimini engellemek olarak algılanmamalı. Yaşadığı durumun ona getireceği zararları sakince anlatılmalı. Mantıklı, basit açıklamalarla sorular cevapsız kalmamalı. 
     Düşmeden yürüyen var mı? Ya da kocaman insanlar hala yemek yerken üstüne yemek dökmüyor mu? Grip aşısı olsak dahi hasta olmuyor muyuz?  

     Okul bahçesinde tüm gün bekleyip çocuğunu terini kontrol eden anneler var. Okula başladığı halde hala annesi tarafından yedirilen çocuklar var. Ergenlik çağına gelip hala yalnız yatamayan, 40 yaşında kendi kıyafetlerini alamayan insanlar var. Yani etrafımızda koca koca bebekler var. Toplum tarafından alay konusu olan, haksızlıklara sesini çıkaramayan, düşerim korkusuyla yeni adımlar atamayan dışarıda mutsuz insanlar var.
     Çocuklarımızı endişelerimizle değil, sezgilerimizle kontrol edelim. Koca bebeklerin kocaman mutsuzlukları olduğunu da unutmayalım...


7 Eylül 2012 Cuma

YASTIK BARIŞI


   Yaz mevsiminin sona ermesiyle evlerimizde daha çok vakit geçirmeye başladık.  Haliyle oturma grubumuzdaki yastıkları da canlandırmanın vakti geldi. Yastık savaşı yapmaya kıyamayacağınız  bu yastıklardan,  işte size bir iki ufak dokunuş;