26 Şubat 2014 Çarşamba

Vakıf Taşdelen 15 Litre Cam Damacana Artık Mutfaklarda

Hayatımızdaki önemi nedeniyle içeceğimiz suyu seçerken çok titiz davranıyoruz.


Bunun için de suyumuzun özellikle cam ambalajda olmasını tercih ediyoruz.



Uzun yıllardır bu hassasiyetle suyu bize cam şişelerde ulaştıran Vakıf Taşdelen’den beklenen yepyeni ürün işte karşınızda.


Vakıf Taşdelen 3 litrelik cam şişesinin yanısıra şimdi de 15 litre cam damacanada.


Tabii konu sağlık olduğu için Vakıf Taşdelen bu yeni ürününde bütün ayrıntıları da düşündü.


Vakıf Taşdelen 15 litre cam damacanayı sipariş ettiğinizde, BPA içermeyen sağlıklı pompanızı, cam boru seçeneğiyle tercih edebiliyorsunuz. Kısaca sağlıklı cam damacanayı, sağlıklı cam boru ile kullanabiliyorsunuz. 


Cam damacanın diğer bir özelliği de plastik olmayan, özel sağlıklı kapağı…


Ayrıca Vakıf Taşdelen 15 litre cam damacanayı, gün ışığını kırarak suya olumsuz etkisiniz azaltan özel tasarım koruma ve taşıma kasası ile birlikte kullanabiliyorsunuz.


Siz de sevdikleriniz için Vakıf Taşdelen 15 litre cam damacanayı tercih edin,


hayatınızda sağlıklı suya yer açın.


Vakıf Taşdelen Facebook


Vakıf Taşdelen Twitter


Vakıf Taşdelen Web

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Şubat 2014 Pazar

Umut İçin Bahaneler Yaratabilirsin

   
        Bu aralar kendimi maraton koşucuları gibi hissediyorum. Önümde üzerine basılacak 42.195 metrelik bir yol var. Amacım birinci olmak değil bu yolda, maratonu alnımın akıyla bitirmek. Bazen hedefime hiç ulaşamayacakmışım geliyor ama sabır ve sükunetle  hayatımdaki bu maratonu da bitireceğim ve başarılar hanesine bir artı daha geçeceğim. 

       Hırstan yana değilimdir. Hayatta asla hırslarım olmadı ama hep hedeflerim oldu elbette. En mutlu zamanları insanın hedefine en yakın olduğu zamanlarıdır zaten. Ama bazen işte, hedefler üst üste birikince akıl enerjisi de durma noktasına geliyor sanki. 

       Fakat,  umuduna kaybetmeye yakınken ne çok olumlu sinyal yansıyor aslında hayatımıza.  Yaklaşık iki ay önce Pinterest suculent moda akımına teslim olmuşken  ve ben aramaya vakit bile bulamazken bu arkadaşlarla karşılaştım. Eski ve tozlu bir saksıda bir kenara atılmış, yol kenarında duruyorlardı.

      Sanki karşımda yağmur altında ıslanmış yalnız bir yavru kedi vardı. Usulca yanaştım yanına suculentlerin, sonra bir kaç parça alabilir miyim diye izin istedim kendisinden. Sesi soluğu çıkmadı, belli ki o da bir kaç parçası kurtulsun istiyordu. Hemen itinayla çantamdan peçetemi çıkardım. ( Çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun yanınızda her zaman bir ıslak bir de kağıt mendil bulundurmanız elzemdir. Anneler bilirler ;) ) Sonrasında sardım sarmaladım.

           Evimin en sevdiğim köşesine yerleştirdim sucularımı. İstanbul'dan  konup gelen cankuşuma emanet ettim sonra . Ama  çiçek yaşatma konusunda ne yazık ki çok da iyi bir ünüm olmadığından ufak ufak da korkuyordum aslında... 

        Derken geçenlerde çiçeklenmeye başlayıp  da bana el etmez mi bir tanesi.  Nasıl sevindim, nasıl keyiflendim. Ve akıl defterimde kendime bir not daha geçtim. Umudunu asla kaybetme. 









        

19 Şubat 2014 Çarşamba

Gazlı Bebek, Anlatılmaz Yaşanır!

Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.

Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…

Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?

Dilerseniz biraz neden bebekler gazlı olur bir bakalım, anlamaya çalışalım.

Bebeklerin 55%‘i yaşamlarının ilk aylarında sindirim problemi yaşayabilir çünkü dünyaya geldiklerinde sindirim sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir.

Bebekler için en uygun besin anne sütüdür ve hayata en iyi başlangıcın yapılmasını sağlar.

Bebeğin anne sütü ile beslenmesi için hazırlık yapılması aşamasında ve emzirme esnasında sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir.

Sütünüzün az olduğunu hissettiğinizde bebeğinizin beslenmesi konusunda her zaman doktorunuza ya da sağlık profesyoneline/uzmanına danışmanız doğru olacaktır.

Doktorunuzun da görüşüyle, gazlı bir bebek için en doğru seçim,

bebeğinizin sindirimi kolay besinlerle beslenmesidir.

Bebelac Nutrikonfor devam sütü, fermentasyon teknolojisi ile üretilmiştir. Fermantasyon, yoğurt ve benzeri ürünlerin üretiminde kullanılır. Fermente ürünler sindirime yardımcıdır.

Bebelac Nutrikonfor 2, 6. aydan itibaren kullanılabilen devam sütüdür. 6. aydan itibaren her gün en az 500 ml anne sütü veya yetersiz ise doktorunuza danışarak devam sütü vermeniz önerilir.

Bebelac Nutrikonfor 2’yi bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kullanabilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Şubat 2014 Cumartesi

KAMPANYON İLE MODAYI YAKALA




        Hayatın temposu gün geçtikçe hızlanırken en keyifli tutkum olan alışverişte de pratik ve güvenilir tercihler peşindeyim. İstediğim fiyat ve kalitedeki ürünlere bir tıkla ulaşmak, güvenilir online alışveriş sitelerine bir çırpıda göz atmak isterken karşıma kampanyon.com çıktı. Hem aradığım ürünün en uygun fiyata olanına ulaşıyorum hem de kıymetli zamanımdan tasarruf edebiliyorum. 


          kampanyon.com üzerinden alışveriş yaparken ekstra ücret ödemiyorum, üstelik indirim kuponlarından da yararlanıp keyifli alışverişin tadına bakıyorum artık. Sitenin son derece kullanışlı olması ise en sevdiğim özelliği oldu. kampanyon.com'un arama çubuğuna istediğiniz ürünün adını yazdığınızda karşınıza tüm alışveriş sitelerinin seçenekleri bir anda çıkıyor.


     
        Mavi gümüş bir  kolye ile kendimi birazcık şımartmak istedim bu ara. Hem indirimli hem de %10 indirim kuponuyla aradığım kolye anında karşıma çıktı. Mavinin uğuruna inanan biri olarak kampanyon'un tüm alışveriş severlere uğurlu geleceğine kesinlikle inanıyorum.

     Günlük ferahlık dopingim olan Cacharel Noa parfümümün de vücut losyonuyla birlikte indirim kuponlu hali  bana göz kırpınca kampanyon.com benden 10 tam puan aldı işte. 
             Hepimize fırsatlarla dolu keyifli alışverişler...


12 Şubat 2014 Çarşamba

14 Kubat'ınız Kutlu Olsun :)

        14 Şubat'a alternatif haller arayanlar  için Turkcell Gnctrkcll üşenmemiş (çok da iyi etmiş), harika bir klip hazırlamış. Favori Halk Müziği sanatçım Kubat işin içinde olur da şahane olmaz mı hani. Sevgililer gününde sevgilisi olmayan ya da olup da üç dal güle 100 TL veren , sevgililer gününden nefret edenler için bundan sonra 14 Şubat yok #14Kubat var. Bundan böyle bu böyle biline. Şimdiden 14 Kubat'ınız kutlu olsun o zaman:)
 



Günlerden 14 Şubat
Aşk böcükleri her yerde
Tam bi’ görmemiş stayla
Face’te millet hep ilişkide
Güllere 100 TL verince
Anladım bu gün bir işkence
Lahmacun bile kalp şeklinde
Bu neyin kafası böyle
Süslü püslü laflardan kurtulmak istiyorum
Bütün peluş ayıları, yok etmek istiyorum
O kalpli balonları, patlatmak istiyorum
Bugüne on dört kubat, denilsin istiyorum
Süslü püslü laflardan kurtulmak istiyoruz
Bütün peluş ayıları, yok etmek istiyoruz
O kalpli balonlar var ya, bir bir patlatıyoruz
Bugüne on dört kubat, denilsin istiyoruz
Süslü püslü laflardan kurtulmak istiyoruz
Bütün peluş ayıları, yok etmek istiyoruz
O kalpli balonlar var ya, bir bir patlatıyoruz
Bugüne on dört kubat, denilsin istiyoruz

8 Şubat 2014 Cumartesi

EKMEĞİ KURTARMAK

       
      
      En eski ve kıymetli besinimiz kuşkusuz ki ekmektir. Özellikle Türk damak tadınının olmazsa olmazlarındandır,  beslenmenin ABC'si  olan ekmek. Ancak, en çok israf edilen de gözünün yaşına bakılmayan da ekmek ne yazık ki.


    Alırken ya da saklarken yaptığımız yanlışlardan dolayı her yıl  2,1 milyar ekmeği israf ediyoruz. Çöpe atılan ekmeklerin parasal karşılığı ise tam 1,5 milyar TL. Yani  tane 500 okul ya da 80 tane hastane yapılabilecek miktarı ucundan kıyısından arttırıp ziyan ediyoruz. 


Peki Neler Yapabiliriz?

     Alırken, iyi pişmiş ekmek almaya dikkat edin. Az pişmiş ekmek içinde daha fazla nem barındırdığından daha çabuk küfleniyor. Ekmek küfü de sağlık açısından oldukça zararlı olduğundan ekmeği saklama koşullarına da dikkat etmek gerekli. Bayat ekmekle geri dönüşüm sağlamak mümkün, ancak küflenmiş ekmek konusunda uzmanlar kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini belirtiyor.

        Ekmeği saklama koşulları da çabuk bayatlamasını, haliyle de çöpe olan yolculuğunu kolaylaştırıyor. En iyi ve en bilinen saklama koşuluysa elbette ki kapalı bir ekmek kutusunda muhafaza edilmesidir. Sıcakken aldığınız ekmeği de aldığınız  poşette uzun süre saklamamaya dikkat edin. Ekmek poşette su buharcıkları oluşturmaya başladıysa hemen bir kağıt havluya sarın, soğuduktan sonra kapalı ekmek kabına koyun. Aksi takdirde hızlı küflenmesine yol açacaksınızdır.

Evinizde ihtiyaç fazlası ekmek oluştuğunda vaktiniz kısıtlıysa hemen derin dondurucuda saklayabilirsiniz. 3 ay lezzetini koruyabilir bu saklama yöntemiyle.

Bayat ekmekleri fırında kurutup, mutfak robotunda çekip galeta unu olarak kullanabilirsiniz. Hatta içine karabiber, kimyon, yenibahar gibi baharatlar da ekleyerek hazır köfte harcımızı elinizin altında hazır bulundurabilirsiniz.

Ufak parçalara ayırdığınız bayat ekmekleri 1 yumurta ve biraz süt ile hamur haline getirip Pizza için taban hazırlayabilirsiniz.  Sonrası mı,  biraz peynir biraz zeytin  biraz da hayalgücüyle lezzetli bir pizza. Bizim evin favori lezzetlerindendir kendisi.

Şimdilerin Fransız Tostu, benim çocukluğumun yumurtalı ekmeğiyle de lezzet trendlerini yakalayabilirsiniz. Mutfak Sırları'ndaki tarif için buyurun lütfen. 

Ekmek mıhlaması, papara, fırında peynirli ekmek dilimleri aklıma ilk gelen ekmeği küstürmeme yöntemlerimdir. Balkonumdaki sardunyalarımın yamacına ufaladığım kırıntılara gelen kumru misafirlerim var bir de.

Peki sizin ekmeği küstürmeme yöntemleriniz nelerdir? Farklı saklama koşullarınız, değerlendirme yöntemleriniz varsa lütfen paylaşın. Hem bilgi dağarcığımız gelişsin hem de  ekmeğimiz kurtulsun...

İstatistik kaynak: http://www.ekmekisrafetme.com/UploadResim/EkmekYayinlar/TurkiyedeEkmekIsrafi.pdf
Görsel Kaynak: http://www.pinterest.com/pin/193162271492386390/

6 Şubat 2014 Perşembe

Faber-Castell ‘Renkli Yönetmenler’ Facebook Uygulaması ile her hafta 10 aktivite bileti kazanma fırsatı!

Çocukların eğlenirken yaratıcılıklarını geliştirmesine yardımcı olan Faber-Castell yeni Facebook uygulaması ile çocukların sömestr tatillerine renk katıyor!


25 Ocak Cumartesi günü çocuklar Tepe Nautilus CineMaximum fuaye alanında seans öncesi Faber-Castell'in onlar için hazırladığı süpriz ile karşılaştılar. Faber-Castell "Hayal Gücünün Ürünleri" ile yaratıcılıklarını konuşturdular, birbirinden güzel objeler yaptılar.


Çocuklar filmlerini izlemeye salona girdiklerinde, Faber-Castell ekibi çocukların eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri renkli film afişlerine dönüştürdü. Seans çıkışı kendi tasarımlarını film afişlerinde gören çocukların şaşkınlıkları ve sevinçleri görülmeye değer!


Şimdi bu sürprizi Faber-Castell yeni Facebook uygulamasına taşıdı. Çocuklar Faber-Castell eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri uygulamada yer alan film afişi şablonlarına yerleştirerek kendi filmlerinin yönetmeni ve afiş tasarımcısı oluyorlar.


Hazırlanan film afişleri içerisinden en çok beğenilen, oy alan tasarımların sahibi olan küçük yönetmenler müze veya sinema bileti kazanma fırsatı yakalıyorlar. 


Eğlenceyi yakalamak isteyen çocuklar  https://www.facebook.com/FaberCastellTurkiye/app_291525467663299 sayfasından uygulamaya ulaşabiliyor.


Faber-Castell sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz:


www.facebook.com/FaberCastellTurkiye


@Faber_CastellTR


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Şubat 2014 Salı

CEZASIZ BİR AİLE MÜMKÜN


            Son zamanlarda en kızdığım ebeveyn tutumlarından biri 'cezalısın' odaklı yaklaşımlar. Çocuklarının her hareketinde bir ceza unsuru var mı diye irdeleyen, kendini ağır ceza savcısı olarak gören anne babalar var ne yazık ki. Çocuk yetiştirirken yanlış yapar mıyım korkusu taşıyan ebeveynler cezaların ve kuralların kanadına sığınıp sorumluluklarını hafifletmeye çalışıyor. 

          Ancak bir evde her gün çocuklara ceza veriliyorsa, işaret parmağı bir aşağı yukarı çocuğun burnuna doğru sallanıyorsa asıl cezalandırılacak olanlar evin büyükleridir, küçükleri değil. Her evin elbette  kendi doğal yapısı, işleyişi, güncel kuralları vardır. Ancak çocuklarımız bizim ne saksıdaki bitkilerimizdir ne de ev arkadaşlarımızdır. Onlar, bizim yaşam rehberliklerini yaptığımız çok özel küçük insanlardır. 
         
       Çocukların saygısını kazanmak istiyorsak evvela saygınlığımızı korumalıyız.  Her fırsatta çocuğunu ceza ile tehdit eden anne ya da baba sırçadan bir otoriteye sahiptir. 

         Benim nazarımda otorite kelimesi de aile kültürüne pek yakışan bir kelime değildir. Ama cezacı anne babalar , otorite kelimesini kullanmaya pek heveslilerdir. Mutlu yanlışları olan bir anne olmayı , kusursuz hataları olan bir anne olmaya tercih ederim. 
      
         Doğal anne babalık aslında benim demek istediğim. Otoriteyi, cezaları çocuk eğitiminin GDO 'ları olarak görürüm. Daha mükemmel bir ürün yetiştirmek adına işin kolayına kaçmak bana göre GDO'lu anne babalıktır. ''Yemeğe geç mi geldin, zayıf mı aldın, çişini yatağa mı kaçırdın. Oturup, seninle çözüm arayamam. O yüzden al sana CEZA. '' 

          Bir çocuk, sürekli olarak bir şeyleri yanlış yapmaya devam ediyorsa mutlaka bir sebebi vardır. Aile kültüründe hata yapmanın karşılığı, sallanan parmaklar, kesilen harçlıklar, verilen cezalar olmamalı.
      
         Konuşmak, ilgilenmek, sormak, dinlemek, çocuğu anlamaya çalışmak çok daha doğal çok daha temiz bir anne babalık sağlamaz mı?

         Unutmayın;  Çocuklar, kendilerini ifade edebildikleri sürece huzurlu davranırlar. 

1 Şubat 2014 Cumartesi

Son Kış, Hoşgeldin



                     Şubat geldi sonunda. Kara kışın son demlerinin habercisi Şubat, hoşgeldin. Gelirken huzur, sağlık ve barış da getirmişsindir umarım yanında. Kalın hırkalara, sıcak su torbalarına, kalorifer kıyılarına veda etmenin zamanıdır artık.

                 Ama gitmeden önce sevgili Şubat, senden son bir isteğim var. Şöyle lapa lapa bir kar yağsın gökyüzünden, yine meydan beyazlara kalsın. Ama çok sürmesin, 1-2 gün yeter bana. Zaten ondan sonrası eziyet her canlıya.

              Son kış, hoşgeldin. Ama biraz çabuk git lütfen . Çünkü ben erguvanları çok özledim...