29 Mart 2014 Cumartesi

LAS FALLAS 2014




              2015 Mart ayı için yapılacaklar listemde La Fallas festivali olacağını şimdiden tüm kamu oyuna ilan ediyorum. Bunca gösteriş, eğlence, sanatın bir araya geldiği Las Fallas Valensiya-İspanya'da 12-19 Mart  tarihleri arasında yapılıyor. Bir nevi bahar bayramı.
             Festival yaklaşık 700 yıldır Valensiya'da kutlanıyor. Tabii her geçen yıl biraz daha tecrübe kazanan İspanyollar her sene bir şölene imza atıyor.  La Fallas'ın başlangıcıyla ilgili de çeşitli rivayetler mevcut. Çocuklara oyuncaklar yapan San Jose'nin atölyesinin yanması sonucu halk her yıl dev kuklalar yaparak ve daha sonra onları yakarak hem baharı karşılıyor hem de San Joseph'i anıyor.Kuklalara 'ninot' deniyor. Ve ninotlar kesinlikle birer sanat eseri kıvamında. Bu yıl 707 tane ninot vardı ve her ninot alanında canlı konserler yapılıyor.
          2014 yılının ana  ninotu Michelangelo'nun Moses (Musa) heykeli olmuş. Siyasi hicivlerin özgürce yapıldığı Las Fallas boyunca, havai fişek gösterileri, özel kostümlerle geçit töreni yapılıyor. Muhteşem kostümlerin fiyatlarının da 3000 euro civarında olduğunu da üzülerek belirtmek zorundayım.
       
         Las Fallas festivaline iş gezisi dolayısıyla katılan sevgili eşim benim için renkli kareler yakalamaya çalışmış. Tabii anlata anlata bitiremediği bu şöleni sizlerle paylaşmasam olmazdı.  Artık bana da seneye bu festivalin  rövanşını almak düşer.






















     



24 Mart 2014 Pazartesi

ZORBALAR

 

    Son zamanlarda yaşanan olaylara baktığımda  zihnimde zorbalık kelimesinin altı kırmızı harflerle çizilir oldu. Zorbalığın yaşı hatta ucu bucağı yok . Okullarda öğrenciler arasında sık rastlanan zorbalık ne yazık ki toplumda elinde güç olanın kibrine ya da hırsına bağlı olarak da karşımıza çıkıyor. Yetişkinler zorbalığa karşı ses çıkartabilirken çocuklar ve gençler genel olarak zorbalar karşısında ses çıkartmıyor. Bu çaresiz sessizlik karşısında da zorbalar daha güçleniyor ve etkileri daha geniş bir alana yayılıyor.
     
       Zorbalık, Akran İstismarı  (bullying): Bir bireyin/grubun bir bireye yönelik uyguladığı, tekrarlayıcılığı ve sürekliliği olan, gücün sistematik olarak kötüye kullanılmasını içeren, zarar  verici ve incitici saldırgan davranış olarak tanımlanmaktadır.

         Ancak, normal akran çatışması ile de arasındaki farkı doğru tespit etmek gerekir. Akran istismarı uzun vadede daha derin izler bırakan , planlı ve kasıtlı yapılmış saldırılardır.

Normal Akran Çatışması;
Eşit güçler, arkadaşlık vardır.
Arada sırada olur.
Ciddi değildir.
Güç ve anlayış  yoktur.
Belli bir kazanç arayışı yoktur.
Pişmanlık ve sorumluluk alma vardır.
Problemi çözmek için çaba sarfedilir.
Eşit duygusal tepki vardır.

Akran İstismarı/Zorbalık;
Güçte dengesizlik, arkadaşlık yoktur.
Tekrarlayıcı olumsuz davranışlar vardır.
Ciddidir. Fiziksel ve ruhsal zarara yol açar.
Güç ve kontrol arayışı vardır.
Güç kazanmayı ya da belli bir eşyayı, parayı almayı deneme vardır.
Pişmanlık ve sorumluluk alma yoktur.
Problemi çözmek için çaba sarf edilmez.
Sadece mağdurda yoğun olumsuz tepkiler vardır.

        Yani silgi yüzünden sıra arkadaşı ile tartışan  çocuk ve  zorla parası gasp edilmeye çalışılan çocuk arasında derin farklar vardır.
     
 Peki Zorbalar Neler Yapar;
          1. Doğrudan zorba davranışlar: Yumruklama, dürtm, çimdikleme, itme, vurma, bağırma, ısırma, tükürme, çete kurma, köşeye sıkıştırma, küfür ya da hakaret etme, tehdit etme, utanç verici şakalar yapma, cinsel içerikli dokunma ya da saldırma, sosyal statüyle alay etme.

          2. Dolaylı zorbalık davranışları; Nefret dolu bakma, bakışları ile taciz etme, küfür içeren el kol hareketleri yapma, nefret dolu sloganlar yazma, dedikodu yayma, web sitelerinde karalayıcı  yazılar, tehlikelere teşvik edici yazılar yazmak.

        Zorbalığa karşı;
        Zorbaların sessizlikten beslendiği asla unutulmamalıdır. Çocuk ve ergenlere zorbalık mağduru olduğunda ailesi ve öğretmenleri ile durumu paylaşması istenmelidir. Ne yazık ki zorbalık mağduru öğrenciler hem korktukları hem de gammaz damgasından korktukları için seslerini genelde çıkartmamaktadır. İşte bu noktada konuyla ilgili bir kurum kültürünün oluşturulması gereklidir.
         Ailelerin de çocuklarına bu konuda destekleyici bir tutum takınmaları önemlidir. Zorbalık mağduru öğrenciler, ailelerinden çekindikleri için bu istismarlara ne yazık ki ses çıkaramamaktadır.
   
   Ayrıca, zorba öğrenciler bu tutumlara neden sahip? Bu konuda da okul yönetimi ile öğrenci ailesinin işbirliği ve uzlaşması da öğrencide olumlu davranış değişikliğine yardımcı olabilir. Ayrıca, öğrencilerin girşkenliklerini arttırmak, sosyal izolasyona izin vermemek, öfke yönetimi çalışmalarını yapılması da okulda alınabilecek önlemler arasındadır.

        Dünyanın her ülkesinde bu sorunla karşılaşılmaktadır. 1970'den bu yana bir çok araştırmacı okul çocukları ve gençlerin yaşadığı akran istismarı/zorbalık konusunda çalışmalar yapmaktadır. 1982 yılında Norveç'te 10-14 yaşları arasındaki  üç erkek çocuğunun yaşıtları tarafından yaşıtları tarafından zorbalığa uğradığına ve sonrasında bu çocuk ve ergenlerin ölümle sonuçlanan intihar haberlerine ilişkin haberler yayınlanmıştır. Bunun üzerine 1983 yılında Norveç Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilk ve orta dereceli okullarda akran istismarı sorununa karşı kampanya başlatması tetikleyici olmuştur. Akran istismarını önleme müdahale programlarının bu olayları azalttığı tespit edilmiş ve sistematik çalışmalar başlamıştır.
   
     Ülkemizde ne yazık ki konuyla ilgili geniş kapsamlı, kampanya niteliğinde çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından organize edilmemiştir. Okullardaki öğretmenlerin çalışmalarını genel olarak kapsayacak Akran İstismarı/Zorbalık çalışmasına mutlak ve öncelikli olarak ihtiyaç vardır.

Kaynak:
Okulda Zorbalık/Kök Yayıncılık
Okulda Akran İstismarı /Kök Yayıncılık
http://bullying.co.uk/
----------------------------------------------------------------------------------------------------
     Son olarak: Baharın gelmesiyle birlikte alerjik bünyeli çocuklar için de zor günler başladı. Bu yazıyı yazarken evimin en küçüğü Ege hastane dönüşü yorgun düştü, uyuyor. Alerjik astımı olanlar özellikle bu sıralar çayırdan, çiçekten, polenden uzak tutmaya lütfen dikkat edin.
      Sağlıcakla....


21 Mart 2014 Cuma

KİŞİSEL BİLGİLERİNİZİ KORUMA ALTINA ALIN

LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!


Whatsapp’ın Facebook’a satılmasıyla birlikte kişisel bilgilerinin güvenliğinden endişe eden birçok kullanıcı alternatif uygulamalara yönelmeye başladı. Bu uygulamalar arasında öne çıkanlardan birisi de LINE. Uygulamada kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor.   LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.


Telefon Numaranızı Gizli Tutun


LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.


Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.



Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun


Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.


Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak  “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.



Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun


Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.



Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.


Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.



Paylaşımlarınızı Gizleyin


LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.


Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.



Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!


LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.


Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Mart 2014 Cuma

KEYİFLİ ANNELİK


       Artık Süper Anne olmak out, Keyifli Anne olmak in. Süper Anne olmak adına kadınların yaşadığı onca baskının kucak dolusu tükenmişlik sendromu yaşatması sonucu Keyifli Anne olmanın tadını çıkarmanın vaktidir artık.

      Mükemmel çocuk, mükemmel anne-babanın ancak çamaşır suyu reklamlarında mümkün olduğunu test ettim onayladım. Öyle ki mükemmel kelimesini TDK sözlüğünden çıkarılmasını bile gizliden gizliye düşünür oldum. Aslında Süper Anne Sendromu Süper çocuklar yetiştirme sevdasından geliyor. Başarılı, çalışkan, zeki, bol vitaminli, süper terbiyeli, aşırı yetenekli çocuklara sahip olmak adına biz anneler zaman zaman kantarın topuzunu kaçırıyoruz. Mega, ultra, hiper ve süper annelik makamında mareşalliğe kadar ilerlemek isteyen annelerimiz de var. Tabii bu arada çocuklara fikrini soran pek yok. 

       Hiç bir çocuk mükemmel olmak istemez, sadece çocuk olmak ister. Annesinin de Süper Anne olması yerine Keyifli Anne olmasını ister.  Evi birlikte dağıtan, çılgın pozlarla kameraya sırıtan, göz kaleminden bıyık yapan , akşam yemeğinde arada sırada sosisli sandviç yapan anneler ister. Anneler için de fena olmaz hani. Yemekler her daim vitaminli olmayı versin , sofra biraz geç kalksın, halının üzerindeki yeşil ispirtolu kalem izi çıkmayı versin,  zararı olmaz. Her ayrıntıya ince ince takılıp, hayatı kendimize ve çevremizdekilere zehir etmenin bir anlamı yokmuş meğer.

       Ne demiş eski bir reklam sözümüz 'Bırak dağınık kalsın'. Evet bazen çocukları da kendimizi de dağınık bırakmak gerek.  Keyifli annelikler....
       
       


3 Mart 2014 Pazartesi

Çocuklu Hayat Güzeldir

   
  Çocuklarım okuldayken çantamın içinden birden çıkıveren minik bir  arabayla karşılaşmak bütün günümü mutlu geçirmem için yeterlidir. Usulca çantamın diplerinde saklanıp duran o minik kaçak sayesinde  hemen çocuklarımla telepatik bir bağ kurabilir, saçlarının kokusunu burnumda  hissedebilirim. Ufacık bahanelerle çok farklı hislere yaşamak çocuklu hayat sayesinde elbette mümkün.

       Banyoda hazırolda bekleyen sarı ördekler, mutfak rafındaki şirin tabaklar, ütülenmeyi bekleyen masal kahramanlı nevresimler, evin muhtelif yerlerine özenle serpiştirilmiş peluş oyuncaklar çocuklu evin olmazsa olmazlarıdır. İşte bu küçük ayrıntılar sayesinde içinizdeki çocuk da açığa çıkar, serbest yaşam alanına kavuşur. An gelir siz de çocuğunuzla çocuk olursunuz. Kah bir gemide kaptan kah Kaf dağının ardında Peri Padişahının kızı olursunuz.

Çocuklu hayat size kendini geliştirme imkanı verir. Aslında hayattaki en esaslı eğitimi çocuk yetiştirirken alırsınız. Bebeğini tanıma süreciyle başlar annenin ustalaşma yolundaki macerası. Ancak bu kişisel gelişim serüveninde asla teneffüs, tatil, izin yoktur. Dünyanın bir ucunda üniversite okuyor bile olsa annenin kalbi çocuğunun olduğu yerde atmaya devam eder.


        Çocuklu hayatın en güzel yanlarından biri de en üzgün anlarınızda yanaklarınıza usulca kondurulan öpücüklerdir. Çocuklar, yarına inanmak için yegane sebeplerimizdir.

        Uykusuz geçen geceler, çıkmak bilmeyen ilk dişler, emeklerken aldığı darbeler, okulun ilk günü dökülen yaşlar, unutulan ödevler, sınavlar ve daha bir çok annelik sınavına karşın , çocuklu hayat güzeldir. Hem de herşeyden çok...