27 Temmuz 2014 Pazar

YEŞİL RENKLİ EV MAKARNASI ALIR MIYDINIZ?

         


            Makarna severim, ama açıkçası annemin ev yapımı makarnasını yedikten sonra hazır makarnaları yemek damak zevkime hakaret gibi geliyor bana. Ev makarnasının yerini hangi ünlü marka makarna alabilir. İsterse Napoli'nin bağrından kopup geldiğini iddia etsin, yok arkadaş marketten alındıktan sonra yavan , keyifsiz , heyecansız gelir bana. Hazır makarnalar çeşit bolluğuna güvenip sakın bana kafa tutmaya kalkmasın. Annemin pazılı, ıspanaklı ve domatesli makarna reçetelerini suratlarına çarpıveririm yeminle.  Ev makarnası nasıl yaparım diye düşünmeye gerek yok. Annemin yeşil  makarna tarifini kamu oyuna arz ediyorum efenim. 

            Çocukluğumdan beri aşinası ve hayranı olduğum bu lezzeti yaparken annemi yakaladım ve hemen olay mahalini kayıt altına aldım. Kendisi başlarda pek poz vermek istemese de makarnalarının görüntülenmesine memnuniyetle müsaade etti. Gelelim yeşil sebzeli ev makarnası tarifine. Yani yeşil beyaz desek daha doğru. Hani sunum açısından daha şık dursun değil mi?


          Yeşil Sebzeli Ev  Makarnası İçin Gerekli Malzemeler

2 yumurta
1 su bardağı süt
Alabildiğine un
5-6 yaprak pazı veya ıspanak yaprağı
İsteğe göre fesleğen de ekleyebilirsiniz

Yapılışı; Pazı veya ıspanak yapraklarını az suda haşlayın. 5-6 dk haşlandıktan sonra ateşten alın. Suyunu süzün, ama hafif su bırakın. Ilındıktan sonra blendırdan geçirin. Yeşil harcımız soğurken, makarna hamurunu hazırlamaya başlayabilirsiniz.

            Yumurta, süt ve alabildiğine unu yoğurmaya başlayan. Sert bir hamur hazırlayacaksınız, o yüzden unu azar azar ilave ederseniz daha kolay olacaktır. Tabii tuzu da unutmayın. Hamur tam birbiriyle yoğunlaşmadan hamuru ikiye ayırın. Bir tanesinin içine yeşil harcı dökün, kıvama gelene kadar yoğurun. Yeşil hamurunuzu elde ettikten sonra beyaz hamurunuzu  yoğurun. İkisinin de aynı kıvamda olmasına dikkat edin.


         Daha sonra sırasıyla hamurları bir merdane ya da oklava yardımıyla açın. Orta ince bir yufka açmanız yeterli. Yani standart bir makarna inceliğinde olması ya da ondan biraz daha kalın olması yeterli. Her iki renk hamuru da açtıktan sonra Havadar bir alanda yufkaları dinlendirin. Nemlerinden kurtulup daha kolay kesilmelerini sağlayacaksınız. Yaklaşık 30 dk bekletebilirsiniz.


           En keyifli kısıma geldik şimdi. İstediğiniz şekilde makarna yufkalarınızı şekillendirebilirsiniz. Ancak en pratik olan yassı ve orta uzunlukta olanı tavsiye derim. Keserken aman dikkatli olun. Kestiğiniz ev yapımı şahane makarnalarınızı yine havadar bir alanda bir iki gün bekletip iyice kurumalarını sağlayıp kavanozda saklayabilirsiniz. Tabii anında da pişirebilirsiniz. Sakın suyunu döküp ziyan etmeyin. Çorbalarda kullanıp, ev halkının sağlığına sağlık katabilirsiniz.

         Benim ev makarnasında favorim  her zaman sarımsaklı yoğurtludur. Annecim bitirdikten sonra da tabii en sevdiği çiçeğinin yanında gururla poz verir. Hahaaayt yermiyim İtalyan'ın makarnasını burada miss gibi Emine'min doğal makarnaları varken.

         Annemle diğer bir projemiz olan  kırmızı makarnalarımız da yakında tüm yapım aşamalarıyla yakında yayında .
              Maksat yeşillik olsun maksat güzellik olsun ama olmuşken en sağlıklısından olsun. . Sofranızdan renkler ve lezzetler eksik olmasın dostlar.    

25 Temmuz 2014 Cuma

İyi Bayramlar Sevgili Dünya

         

      Ne güzel şeydir Bayram. Öncesinde yaşanan tatlı telaşlar insanı hiç yormaz hatta. Hazırlandıkça hazırlanası gelir insanın. Çarşı pazar en albenili zamanlarına Bayram'la kavuşur. İtinayla evler temizlenir, ortalık pür pak eylenir. Tatlı mevzusu var bir de. Ev baklavası denen muhteşem anne dokunuşunu hangi tatlı geçebilir? Altın renkli baklavalar, Bayram öncesinde ziyaretçilerin ve ev halkının damaklarını şenlendirmek için bekleşir. Çikolatalar, bademler, lokumlar, cam renkli parlak şekerler büyük bir  keyifle seçilir. Tabii o esnada evin minikleri çiçeğe koşan arılar gibi bir iki taneyi aşırma derdine düşer.

             Bayram güzeldir, evet ama çocukken daha bir güzeldir. O yüzdendir her Bayram sabahında çocukluk halimizi gözümüzün önünden ayıramamamız. Annemin dikiş makinesinin tıkırtısını hatırlarım en çok. Renkli, fırfırlı eteklerimi ne büyük emekle ve sükunetle dikerdi annem. Öyle mutlu olurdum ki, yıllar yıllar geçse de sevinci hala kalbimde. Sokakların efendileri  şimdiki gibi  park halindeki arabalar değildi. Bizdik, çocuklardık. Harçlıklarımızı hoyratça harcamanın, sokakta bir o yana bir bu yana koşturmanın keyfini Bayramlarla yaşardık.

           Çocuklarım da benim gibi kavuşması, tatlısı, şekeri bol bu anları çok sever umarım. Ama gün geçtikçe deliren bu dünyada umudu korumak zorlaşıyor. Dürüst, adaletli ve sevgi dolu bir nesil yetiştirmek zor değil.  Büyükler insani değerlerine sahip çıksın yeter, çocuklar nicemizden bilge çünkü.

           Hayatımızın güzelliklerinin farkında olacağımız bir Bayram geçirmemiz dileğiyle,
           İyi Bayramlar Sevgili Dünya.



20 Temmuz 2014 Pazar

TIĞ İŞİ SEPETE GEL HANIM



          Herkesin bir öfke yönetim metodu vardır. Yoksa da acilen bir metod edinin derim. Benim Stresle Mücadele Timim ise renkli ipler ve tığlarım.  En azından bana bu aralar en fazla iyi gelen uğraşım  iplerin içinde minnak bir kedi gibi debelenip oyun oynamak. Hobicinin ilham perisi Pinterest ile örgü sepet kanıma girdi. Renklerine vurulup aldığım ama bir türlü ne yapacağıma karar veremediğim bir çanta dolusu ipi (Apple, bambu ip) sonunda ne yapacağımı bulmuştum. Rengarenk, boy boy sepetler yapıp evimin dağınıklığını bir nebze de olsa hafifletirim (Pehh) hem de ufak dekoratif çalışmalar yaparım diye yola koyuldum.


             İlk olarak en canlı renk olan yeşilden başladım. Aman Allah'ım ortaya çıkan şey sepetlikten nasibini almadığı gibi tüm cesaretimi de alenen katletmişti. Ama ne yapıyoruz, mücadeleye devam. İnatçı bir insan olmadığımı iddia etsem de az keçi değilimdir hani. Deneme yanılma, tümdengelim, tümevarım derken bu iki yakışıklı ortaya çıktı.
           Çıktılar ortaya çıkmasına ama onlarda da bir kaç kusur olmadı değil hani. İpimin katı açıldığı için arada tığımdan firar eden arkadaşlar oldu. Ha bir de bitirirken başladığım noktada değil de kafama göre bitirmişim. Yahu kadın, bir say bir işaret falan koy diyorum kendime. Ama söz geçiremiyorum işte yine kendime. İşte o yüzden biraz asimetrik takılıyor benim yakışıklılar.


            Gelelim örgü sepetimizin yapılışına; 
           Gayet kolay, ben bile yaptım o derece hani. 7 zincir çektim sonra kapattım. Oluşturduğum dairenin çevresine 10 tane trabzan yaptım. Üçer trabzanla boşlukları doldurdum. Neyse uzun lafın kısası tabanı trabzablardan artırarak oluşturdum. Sayı falan yok sonrasında kafanıza göre takılabilirsiniz. Kenar kısmına geçtiğimdeyse arttırmayı durdurdum. Tabanı istediğiniz genişlikte oluşturabilirsiniz . Ama bu sefer trabzan yapmadım. Sık iğne ile devam ettim. Arttırmadığım için kenarlar bir iki sıra sonra ortaya çıkmaya başladı zaten. İstediğim boya gelince süslemesini de yaptım.Daha dik durması için de kolaladım. Ve bir iki günde rahat bitiriyorsunuz.   Çok büyük bir taban oluşturmazsanız tabii çok da fazla vaktinizi almaz. Ben şimdi limon küfü renginde daha küçük bir sepet yapma hevesindeyim. 

                Bu iki yakışıklı da evimin iki yakışıklısının çalışma masalarına konulacak büyük ihtimalle. Kalemlerini , ataçlarını, silgilerini toparlarken annelerinin onları ne kadar çok sevdiğini de tekrar hatırlarlar belki.

              Esra'dan Dünya'ya sepet dosyası şimdilik bu kadar sevgili dostlar. Yeni güzel ve keyifli fikirlerde bir arada olmak dileğiyle :)


18 Temmuz 2014 Cuma

Faturalarınızı ve Ekstre Borçlarınızı Koruma Altına Alırken 50 TL puan kazanın


Çalışan insanların yaşadıkları en büyük endişelerinden biridir işsiz kalmak ya da geçici olarak işgöremez hale gelmek. Böyle bir durumda ödenmesi gereken faturaların nasıl ödeneceği korkusu. İşte bu endişeleri gidermek için TEB faturalarınızı koruma altına alıyor. TEB Fatura Koruma Sigortası ile istem dışı işsizlik, işgöremezlik durumu, vefat gibi durumlarda 6 ay boyunca faturalarınız belirlediğiniz limitler dahilinde ödenir.

Yine benzer şekilde TEB Kredi Kartı Koruma Sigortası ile aynı geçici iş göremezlik durumu, istem dışı işsizlik ve maluliyet durumlarında kredi kartı borcunuz da garanti altında. İşgöremezlik ya da istem dışı işsizlik durumlarında limitler dahilindeki ekstre borcu ödenirken vefat ya da maluliyet durumlarında tüm borç ödenmektedir.


Şimdi TEB kredi kartı sahipleri TEB İnternet şubesinden Fatura Koruma Sigortası ya da Kredi Kartı Koruma Sigortası yaptırdığında tam 50 TL bonus yada worldpuan kazanıyor. 15 Temmuz’da başlayan kampanya 15 Ağustos’ta sona erecek. TEB’den 50 TL Bonus kampanyasına katılabilmek için sadece TEB İnternet Şubesinden ve TEB Bonus ya da TEB Worldcard ile ürünlerin satınalınması gerekmekte. İptal ve iade işlemleri geçerli olup ek kartlar kampanyaya dahil değildir. 

15 Temmuz 2014 Salı

Mavi Kal Çocuk


                    Çocuksan eğer, biraz kuşsun biraz balık biraz da mavisin işte. Sevdaya karışık , denize aşık dünyanın en güzel varlığısın işte. Tahammülün yok, sınırlara. Olmasın zaten. Hayatın dikenli telden sınırları senin tenini acıtmasın diye çabam. 
                    
                     Hissettiğin kadar özgür, olmak istediğin kadar hafifsin. Tek isteğim senden çocuk, hayatın her anını doyasıya yaşa. Afilli kahkahaların, özgür bakışların olsun. 

                 Çocuksun işte; biraz kuş, biraz balık , biraz da mavisin işte. Ama sen benim için hep mavi kal ne olursun....






Girne Amerikan Üniversitesi ile Kıbrıs’ı Kazan, Kıbrıs ve İngiltere’de oku!

Girne Amerikan Üniversitesi, "Kıbrıs’ı Kazan, Kıbrıs ve İngiltere’de Oku" sloganı ile bütünleşen ve yurtdışı kampüsleriyle de öğrencilerine üç farklı kıtada eğitim fırsatı sunan öncü bir üniversite.


Eğitimde mobiliteye verdiği önem ve uluslararasılaşma sürecinin bir göstergesi olarak Girne Amerikan Üniversitesi; İngiltere, ABD ve Hong Kong’dan sonra küresel kampüslerine bir yenisini ekleyerek Türkiye’de İstanbul yerleşkesini hizmete açmıştır. Bu süreçte Girne Amerikan Üniversitesi, öğrencilerine 3 farklı kıtada eğitim imkânı sunmakta ve "Üç Kıta Tek Üniversite" sloganı ile de bir dünya üniversitesi olma noktasında bir hareketlilik içerisinde olduğunu kanıtlamaktadır.



Kazandıkları ÖSYM bursları ile GAÜ’ye yerleşen öğrenciler, Girne Amerikan Üniversitesi’nin yurtdışı yerleşkelerinde aynı burslarla ve ek ücret ödemeden programlarıyla uyumlu dersler yada ELA’da (English Language Academy) İngilizce dil eğitimi alıyor; geri döndüklerinde ise yurtdışında aldıkları dersleri GAÜ programlarındaki ders yükümlülükleri yerine saydırarak eğitimlerine devam edebiliyorlar.


Eğitimde 30 Yıl...


Geçtiğimiz günlerde görkemli bir törenle 30. Onur Yılı’nı kutlayan Girne Amerikan Üniversitesi için bu sene oldukça özel bir yıl. GAÜ, 2014-2015 Akademik Yılında tam 2260 yeni öğrencisine 7 yıl boyunca kesintisiz ÖSYM Bursu verecek.


GAÜ sosyal ağlarda da çok aktif; bu sene tercih dönemi boyunca facebook.com/girneamerican üzerinden tüm kampüsler ve öğrenci hayatı ile ilgili herşeyi paylaşıyorlar ve tüm sorulara resmi sayfa üzerinden cevap veriyorlar. Twitter takipcilerini de unutmamışlar @girneamerican üzerinden en güncel paylaşımları takip edebilirsiniz.



GAÜ, şu anda küresel dünyanın yükselen meslekleri Denizcilik, Havacılık, Sahne Sanatları, Hukuk, İleri Mühendislik Disiplinleri, Güzel Sanatlar, Mimarlık, İç Mimarlık, Uluslararası İşletme, Uluslararası İlişkiler, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Türkçe Hukuk, Çin Dili ve Edebiyatı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Sınıf Öğretmenliği, Sağlık Yönetimi, Ergoterapi, Enerji Sistemleri Mühendisliği, Ebelik, İnşaat Mühendisliği ve Sivil Havacılık Ulaştırma İşletmeciliği, Pilotaj gibi programları barındıran; 9 Fakülte, 6 Yüksekokul, 2 Enstitü ve  2 Meslek Yüksekokulu’nda olmak üzere , 69 Lisans 21 Önlisans 48 Yükseklisans ve 17 Doktora programı sunmakta.


GAÜ’den saygın dünya üniversiteleri ile akademik işbirliği ve değişim programları fırsatı!


Girne Amerikan Üniversitesi, kampüsleri ve 200’ü aşkın dünya üniversitesiyle sürdürdüğü öğrenci değişim programları kapsamında, öğrencilerine yaşam boyu hatırlayacakları deneyimlerin kapılarını açmakta.



Uluslararası Denklik ve Tanınma


Girne Amerikan Üniversitesi sağladığı eğitimin kalitesini sürekli olarak geliştirmek için akreditasyonlarını ve üyeliklerini yenilemektedir. GAÜ yerel olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordınasyon Kurulu YÖDAK ve Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınmaktadır. Ayrıca dünyanın bir çok saygın denklik kurullarından akredite olan GAÜ’nün bir çok uluslararası üyeliği de bulunmaktadır.



Girne Amerikan Üniversitesi Eduniversal’ın En İyi Üniversiteler sıralamasında yer almaktadır. Avrupa Birliği Yükseköğretim Sistemi içerisinde üniversite eğitimini denetleyen uluslararası eğitim kuruluşu Eduniversal, 153 ülkeden 12 bin yükseklisans programının incelenmesi ve 100 bin öğrenci ile yaptığı “En İyi Yükseklisans Eğitimi Veren Üniversiteler” araştırmasının sonuç raporuna göre GAÜ "En İyi Yükseklisans Eğitimi Veren İlk 100 Üniversite" arasında gösterilmektedir.


GAÜ, YÖK onaylı programlarıyla geleceğin pilotlarını yetiştiriyor



4 yıllık Pilotaj eğitimi alan öğrenciler, GAÜ İstanbul Yerleşkesi Uluslararası Havacılık Akademisi’nde similatör ve uçuş derslerini tamamlayarak Pilot olma hakkını kazanıyorlar. GAÜ’nün, uluslararası standartlarda verdiği eğitimle yetiştirdiği öğrenciler, önümüzdeki 20 yılın en gözde mesleklerinden biri olan havacılık sektöründe kolaylıkla iş bulabilecekler.


Kıbrıs, dünyanın en güzel adalarından biri!


Kıbrıs Dünya’nın en güzel adalarındandır ve iklimi sayesinde bir tatil ülkesinde eğitim alma şansınız var, üniversite kampüsü plajlara çok yakın mesafede bulunmakta ve kampüse çok renkli bir yaşam hakim. GAÜ, adanın en turistik sahil kenti olan Girne’de kendisine özel plaj ve uygulamalı 5 yıldızlı oteli ile öğrencilerine eşi benzeri olmayan bir eğitim fırsatı sunmaktadır.


Peki kampüste hayat mı nasıl? Tanıtım filmleri için youtube.com/girneamerican ve vimeo.com/girneamerican

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Temmuz 2014 Salı

CİLALA PARLAT AZİZİM

             Yaz güzeldir hele hem tatil hem yaz olması ayrı bir güzeldir. Ama evde bulunduğum süre içinde dolapta nizam bekleyen kıyafetlerin mızmızlanması, buzdolabının 'Abla bana da bir el atsana' diye seslenmesi, televizyon sehpasının yüzsüz yüzsüz tozlanıp sırıtması da cabası. İşe giderken dört gözle kavuşmayı beklediğim evim tatillerde sanki bana düşman kesiliyor.



          İşte bu duygu durumunda kendimi Miyagi San'ın türlü eziyetlerle eğittiği Karate Kid gibi hissediyorum.  Cilala, parlat, cilala, parlat, olmadı baştan. Hani işi ucunda bir kara kuşak olmadı bir kırmızı kuşak olsa hiç canım sıkılmayacak. Ama yapılan onca iş-güç bana ütü, çamaşır suyu baygınlığı ve varis ağrısı olarak geri dönüyor.  Sanki evde bilinmeyen gizli bir güç var ve ben ona sürekli hizmet ediyorum. Var kesin bir hal var bizim evde. Bulaşık, çamaşır, temizlik bitmedi, bitmeyecek. Bir odayı düzeltip çıkıyorum, başka taraf tarumar olmuş.

            Tabii evdeki o bilinmeyen gizli gücün iki tane gizli ortağı da bizim evde yaşıyor. Kendileri bana 'Anne' diye sesleniyor. Düzenli olarak evin düzenini bozma gibi bir adetleri olan bu çılgın ikili sadece uyurken evi dağıtamıyor. İşin kötüsü sabahın yedisinde ayaktalar, gerisini varın siz düşünün. Oyuncaklarını topladılar diyelim yastıklar havada uçuşuyor, sofrayı kurmaya yardım ettiler diyelim 'Vay tabakları ben götürmem sen götür' şeklinde iktidar savaşları başlıyor.

           Ama ben kitabımı okumak, değişik yemek tarifleri denemek, yazmak, çizmek, Garfield misali tembel bir kediye dönüşmek istiyorum. Çok mu bana hakim bey?
           

             Öyle ya da böyle evde olmak güzel şey. Sabahın köründe  şehrin dört bir yanına dağılmamak, ödevlerle boğuşmamak, ağır aksak fıstıki makamında kahvaltı hazırlamak güzel şey be azizim. Yazı güzel yapan bir şey de elbette ortancalar. Avuç dolusu güzellik sunan ortanca,Orhun'un yanağındaki gamze, Ege'nin şen kahkahası, doğan güneş, sandaletimdeki çakıl taşı....
              Mutlu olmam için ne çok sebep var. Gözlerimi kapatıp, huzurla şükrediyorum....

   



5 Temmuz 2014 Cumartesi

PAPATYA DURUŞU


   
         Papatya duruşu sergileyebilmek önemlidir hayatta. Sadelik ve asaletin altın oranı papatya gibi olabilmek. En çetin kayaların  bile altından inatla ve gururla başkaldıran ama bir yandan da gelin çiçeği olup nazlı nazlı salınan başka bir canlı yok zaten bu dünyada. İşte bu yüzden papatya duruşu diye bir şey var benim için.

         Nice zamandır doğaya, toprak kokusuna , denizin tuzuna hasretimden dem vurup duruyordum. Nihayet yazlıkçı moduna girmiş bulunuyorum. Parmak arası terliklerim, ayçekirdeklerim ve salaş ruhumla özgürlüğüme kavuştum en nihayetinde.

        Anne ve babamın huzurlu ve güneşli bahçesinde kışın biriktirdiğim tüm negatif enerjiden kurtulup nirvanaya kavuşurum artık.

         Tabii iki erkek çocuklu delişmen hayatımda stresten uzak iki ay nasıl geçiririm onu bilmem elbette. Neyse olumsuzlukları bir kenara atıp güzelliklere odaklanıyoruz değil mi? Ramazan ayında da sadece ruhlarımızın değil tüm evrenin huzura kavuşmasını diliyorum öncelikle.  İyilik için o kadar çok bahane var ki aslında, ama her ne hikmetse aç ruhumuz güzellikleri hep ıskalayıp duruyor işte.


             İşte papatya bir aile. Yan yana, huzurla , birlikteyken daha güçlüler daha güzeller.



             Bir arıya bu kadar çok yaklaşmanın getirdiği adrenalin beni bir yıl idare eder eminim. Nat Geo Wild'a belgesel çekiyor gibi hissettim bir an kendimi. Sanırsın Serengeti'de ceylan kovalayan aslanın fotoğrafını çekiyorum. Hemen de havaya giren bir yapım var işte.

       

           Adını sanını bilmediğim bu  iki güzellik de sanki iki yakın arkadaş baş başa vermiş bir şeyler kaynatıyor. Çok hoşuma gitti muhabbetleri ama fazla kalamadım başka ziyaretlerim de vardı çünkü. 


              Sardunyalar bana hep eski zamanların mutluluğunu hatırlatır. Neden bilmem çok severim. Hele böyle yeşil yapraklara gökteki  beyaz   buluttan minik  bir parça kopmuşcasına  olursa, daha bir severim.




                Malumunuz Pamuk Prensein rugan ayakkabı kırmızısı elması out , babamın bahçesindeki yamuk ama organik elmalar in. Artık insanoğlu elleriyle bozduğu şifasını tabiat ananın kucağında arıyor. Kurtlu elma görünce havalara uçacak hale geldik. Ne diyelim, hayırlısı...




            Ve bütün yaza damgasını vuracak dev projem. Motif battaniyede dur durak tanımıyorum. Haziranda başladığım bu projem bakalım kaç mevsim görecek kaç bayram sonra bitecek. Ben en az bir yıl diyorum.  Ama kırmızının enerjisine dayanarak belki 6 ayda da bitirebilirim. 

                Ne yapayım, maksat muhabbet olsun, renklere karıştıkça ruhum dinlensin dursun.