31 Ocak 2015 Cumartesi

Oğluna Kıyamayan Anneler Kulübü

      Oğluna Kıyamayan Anneler Kulübü  mensuplarına eminim siz de rastlamışsınızdır. Oğulları dünyanın biriciği olan bu analara hayatın her alanında rastlamak mümkün. Markette, okul bahçesinde, parkta, otobüste... Etrafımızı gizliden gizliye saran bu oluşum erkek çocuk annesi olmakla padişah validesi olmayı ne yazık ki sıklıkla karıştırıyor.

        Eskilerin kayınvalidelerinin ne çok kulakları çınlatılır. Sert, disiplinli, gelinleriyle aralarında bir emir komuta zinciri olan oğlan anneleri filmlere, kitaplara , türkülere dahi konu olmuştur. Oğullarına olan aşırı düşkünlükleri sebebiyle gelinleri arasındaki  dev uçurumlar elbette kaçınılmazdı. Eskiler eskide kaldı ama genetik kodlamalara işlemiş olacak ki kimi erkek çocuk annelerinde tehlike çanları şimdiden çalıyor.
         Çok küçük yaştan itibaren oğullarını yere göğe koyamayan valide sultanlar ilgide abartıdan kaçmıyor, abartıyor babam abartıyor. Peki Nasıl?

Yatmadan önce oyuncakları oğluşlarının yerine toplar. ( Sanırım oğlunun eline yapışmasından korkuyor)

Markette her istediğini sepete atmasına ses çıkartmaz ( Erkek çocuk, canı çeker yoksa ... düşer)

Bacak kadar boyuna bakmadan  gece yarılarına kadar televizyonda babasıyla vurdulu kırdılı film izlemesine izin verir. ( Babasıyla paylaşım yapsın di mi ama)

Okulda bir arkadaşının canını yaktığında ,öğretmene  hafif gururlu bir ifadeyle ' Erkek çocuk işte, napcaan' der. ( Yarın bir gün de başka bir erkek çocuk gelir seninkine haddini bildirir, o zaman napcaaan?)

'Ben oğlumu kimselere veremem'  nağmeleri yapıp, çocuğun aklını şimdiden allak bullak eder. ( El alemin kızının başını yakmaya niyetli olduğunu apaçık ilan etme durumu)

       Sırf çocuğuna cinsiyetinden dolayı nasıl imtiyazlı davranır insan? Oğluna düzenli olmayı, başkalarının hakkına saygılı olmayı öğrettiği zaman gurur duymalı insan. Ben oğluma kıyamam başlığı altında bir ömre yetecek saçmalığı sergilemeye hiç ama hiç lüzum yok.  Hayatın müşterek olduğunu, kadın ve erkeğin  eşit haklara sahip olduğunu en iyi erkek çocuk anneleri anlayabilir ve anlatabilir.

      Sorumluluk sahibi , çocuklarına ve eşine karşı saygı ve sevgi dolu çocuklarım olsun istiyorum ben. Bu yüzden de oğullarıma kıyıyorum efendim. Yataklarını toplatıyor, evi süpürtüyor, bakkala gönderiyor , toz aldırıyorum. Aman eli maşalı bir anne olarak da algılamayın beni. Sadece hafiften sağ kaşımı kaldırıyorum, hepsi bu ;)

       Oğulların ve kızların huzur içinde büyüdükleri bir dünya dileğiyle...


KIDZANIA DENEYİMİ : GERÇEK HAYAT DENEYİMİ!


Merkezi Mexico City ‘de olan KidZania, Türkiye’de ilk tüm dünyada ise 16.KidZania olma sıfatını taşıyor. Eğlendirirken eğitme felsefesiyle yola çıkan bu eğlence ve öğretme merkezinde çocuklara gerçek hayatta var olan meslekleri, banka ,fabrika, sağlık kurumu, restoran gibi çeşitli gibi pek çok aktiviteyi deneyimleme şansı sunuyor. 10bin metrekareye yakın bir alanda hizmet veren Kidzania ’da, tüm mekanlar çocukların erişebileceği boyda ve ölçüde. Onların keyifli vakit geçirebilmesi için dizayn edilen bir çocuk ülkesi olma özelliğinin yanı sıra, yaklaşık 30 farklı markayla yapılan işbirliği sayesinde bambaşka ortamları deneyimleme fırsatı da sunuyor.


4-14 yaş arasındaki çocuklara hizmet veren Kidzania’ya giriş, uçakla seyahat etmek için havaalanında yapılan işlemlerin benzeriyle tamamlanır. Ardından yanlarında eşlik eden yetişkinlerle birlikte girişte aldığı çekleri bozdurup aktivelere katılmak için yönlendirme tabelalarını izleyerek çocuk ülkesine ulaşır. Mekana yetişkin eşliğinde giriş yapsa da pek çok aktiviteyi yalnız başına yapabilecek yetiye sahip olması nedeniyle 4 yaş alt sınır olarak konulmuş. KidZania, hem takım çalışması konusunda ilham kaynağı olurken hem de para  kavramının oyun aracılığıyla anlatılması sayesinde aslında 4-14 yaş grubundaki çocuklara gerçek hayatı keyifle deneyimletmiş oluyor.


Girişte hem çocuklara hem de yetişkinlerin koluna güvenlik nedeniyle eşleştirilmiş saatler takılıyor işte bu sayede çocuğun velisi yanında olmadan dışarı çıkması imkansız! Ana alanda büyük yaş grubunun girebildiği kısımlar camlı bölmelerle ayrıldığından içeride olanları izlemekten büyük keyif aldılar. Adeta minyatür bir ülke yaratmışlar , kısaca günlük yaşamımızda varolan her ne varsa Kidzania çatısı altında bulmak mümkün!


Haftasonu iki ayrı seans şeklinde girişe açık olan Kidzania, İstanbul’da bir çocuğun , genelde 15-25 dk süren aktivitelerden yaklaşık 7-8 aktiviteye katılma şansı oluyor. Aynı zamanda hatırlatalım, sömestrda da hafta içi iki seans bulunuyor.


Ben kızlarımla geçtiğimiz yaz iki kez ziyaret ettim ve girişten çıkışa kadar yapılan işlemleri meraklı gözlerle takip ettiler ayrıca etkinlik alanında pek çok aktiviteye yaşları gereği katılamasalar da içeride yapılanları camlardan seyretmek bile onlara büyük keyif verdi. Her ne kadar 4 yaş alt sınır olarak belirtilse de 2-4 yaş grubunun da büyük keyif alarak oynayabileceği bir alan da unutulmamış “Urbano’nun  Evi “ isimli kısımda, bir evin odaları şeklinde dizayn edilmiş alanda özellikle kız çocuklarını gönlünden fetheden bir mutfak, erkek çocukları için de top havuzu şeklinde bir küvet mevcut… Evin salonunda mini oturma grubu, piyano, yatak odasında ise şişme balonlardan yataklar bulunuyor…Ayrıca “urbano’nun okulu”isimli boyama  yapabilecekleri ve müzik aletlerini kullanabilecekleri bir de mini oyun odası var.



Çocuklar bu alanda keyifle vakit geçirirken kısa molalar verme şansınız da yok değil hani çünkü tam da o kısımda kahve içebileceğiniz ya da yemek yiyebileceğiniz birkaç yer de var. Alışveriş yapılan kapalı bir mekan içinde olmasına rağmen sanki sizi bambaşka bir masal ülkesinin parçasıymış gibi hissettiren şahane bir ortam!


Bu arada belirtmeden geçmek istemiyorum. Çocuklar için birbirinden güzel ve eğlenceli ürünlerin yer aldığı National Store’lara da mutlaka uğrayın. Bu mağazalarda  kırtasiye malzemelerine,  oyuncağa, tekstil ürünlerine ve bunların dışında birçok farklı ürüne ulaşabilirsiniz.  KidZania’nın sevilen karakterleri Urbano, Vita, Chika, Bache ve Beebop da sizi orada bekliyor :) Ayrıca ek bilgi ; Şubat sonuna kadar seçili ürünlerde %50 indirim var! Bu fırsatı kaçırmayın derim:)


Doğum Günü Kutlamaları İçin Güzel Alternatif

Çocuklar için doğum günü mekanı seçmek hepimizin çok zamanını alıyor malum. KidZania bu anlamda da bize yardımcı oluyor.  Çok kişinin katılabileceği ve farklı konseptte doğum günü partileri düzenlemek için iyi bir seçenek olarak da aklınızda mutlaka bulunsun.  


İÇERİK: http://www.ikizannesiyim.com/

Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Ocak 2015 Perşembe

Eğitim sigortası alın, Disneyland Seyahati Kazanın

Çocuklarımızın eğitimi hepimiz için en önemli konulardan biridir. Onları hayata kendine güvenen ve güçlü bireyler olarak hazırlamak isteriz. Bu nedenle de pek çoğumuz neredeyse sadece çocuklarımızın okul masraflarını karşılamak için çalışırız. Bugün çocuğunu özel okula göndermek isteyen veliler gerçekten de çok ciddi paralar ödemek durumunda. Kimse bunu düşünmek istemez ama anne ve babanın iş göremezlik ya da vefat durumunda çocukların eğitimi ne olacak?

TEB, kafanızdaki bu endişelere son vermek için sizlere Eğitim Geleceğim Sigortası sunmakta. Bu sigorta ile birlikte eğitim sorumluluğunu üstlendiğiniz çocuklarınız, sizin başınıza birşey gelmesi durumunda eğitim masraflarının ödenmesi için tazminat hakkı elde eder. Böylece size birşey olsa bile onların eğitimi aynen hayal ettiğiniz şekilde devam eder. Üstelik bu sigortayı hediye etme imkanınız da var.

Şimdi TEB Eğitim Geleceğim Sigotasından 100bin TL’lik teminat satın alanlar harika hediyeler için çekiliş hakkı kazanıyor. 24 Şubat 2015 tarihine kadar başvuruda bulunanlardan 3 kişiye 3 Gece 4 Günlük Paris Disneyland Seyahati, 3 kişiy iPad Mini 3, 10 Kişiye de Sony PS4 500 MB Konsol hediye edilecek.

24 Şubata kadar çocuklarınızın eğitimini garanti altına alın, bu muhteşem hediyelerden birini kazanma şansı yakalayın.

26 Ocak 2015 Pazartesi

Ev Simiti Bunlar

     
     
       Ne çok severim simiti.  Çocukluğumdan bu yana vazgeçemediğim yegane lezzettir. Demli çayın, ayranın hatta gazozun bile yanına büyük bir asaletle yakışan başka bir tat yoktur benim için. Hemen her gün iş yerinde bir tane yediğim yetmiyormuş gibi evde de derin dondurucuda  mutlaka bir kaç tane saklarım. Evdeki erkek egemen nüfusla damak tadı konusundaki tek ortak nokta olması da ayrı bir kurtarıcıdır. Taş fırından çıkmış  mis kokulu , gevrek simitin tadı elbette tartışılmaz ama yine de ben de bu tada ortak olmak istedim.  Evde simit yapmayı çok kereler denedim ancak, pek başarılı olamadım. Ancak son denediğim tarif, hem benim hem evdekilerin yüzünü güldürdü. Pastane açması ile simit arası bir durum söz konusu ama, kesinlikle denemeye değer.


Ev Simiti Malzemeleri
Yarım kg un
1 paket instant maya
1 tatlı kaşığı tuz
3 yemek kaşığı toz şeker
Yarım çay bardağı sıvı yağ
Pekmez
Süslemek için susam, çörek otu, kekik, kırmızı biber...

         Un, maya , tuz, 1 yemek kaşığı toz şekeri ılık su ile hamur kıvamına getirin. Mayası gelene kadar ılık bir ortamda ağzı kapalı olarak bekletin. Hamur kabardıktan sonra tekrar yoğrulur ve dinlenmeye bırakın. Ben hamuru geceden mayaladım. Sabaha epey bir mayalanmıştı. Siz de geceden mayalayıp, sabah kahvaltısına simitleri yetiştirebilirsiniz.

        Hamur mayasını iyice aldıktan sonra, bir merdane yardımıyla çok ince olmayacak şekilde açın. Daha sonra üzerine sıvıyağ sürün ve 2 yemek kaşığı kadar toz şeker serpin (Dilerseniz-daha gevrek olması için- sulandırılmış pekmez de sürebilirsiniz.) Daha sonra iki parmak kalınlığında şeritler kesin. Kestiğiniz şeritlerin iki ucunu birleştirin ve biraz uzatın. Uçları ters yöne doğru kıvırarak birleştirin. Anlatması zor ama pastane açması formunu aklınız getirebilirsiniz. Simitlerin üzerine sulandırılmış pekmez sürün. Süsleme malzemesi size kalmış, çörek otu, susam, kekik, canınız ne isterse. Tepsi mayasının gelmesi için de ılık bir ortamda 15 dk. kadar dinlendirin. 180 derece ısıtılmış fırında 20-25 dk kadar pişirin , afiyet olsun:)


       Bu tarifte yumurta olmadığı için simitler hemen bayatlamıyor. Ayrıca oldukça da ekonomik. İç malzemesinde yaratıcılığınızı dilediğince konuşturabilirsiniz. Biber salçası, zeytin ezmesi, fındık kreması gibi türlü türlü tatlara ulaşmak size kalmış artık.

         Çayınız demli, muhabbettiniz neşeli olsun :)


       

25 Ocak 2015 Pazar

KENDİMCE BERELEMECE

     
         Kışın ayazı şöyle kemiklere işler işlemez aklıma hemen örgü gelir. Hava soğuk, karlı ve pusluyken içimdeki örgücü teyze uyanıverir birden. Hatta hiç üşenmem , yollar buzlu muzlu dinlemem hemen tuhafiye yollarına düşüveririm. Örgü konusunda hiç bir ustalığım ve  aman aman bilgim olmamasına rağmen bu inat nereden geliyor, ben de anlamış değilim.
         
          Hele ki şişler 8 numara olduktan sonra bere yapılacak en zevkli iş gibi geldi bana. Hemen bir gecede bir bere örer oldum. Aslında bere ,çorap falan filan bahane. Yeni güzellikler ortaya çıkarmak, sevdiklerime kendimden bir şeyler katmak asıl amacım. Sıcacık ipler parmaklarımın arasında kayıp giderken hayallere dalmak beni öyle mutlu ediyor ki.

     


          Sömestr tatilinden de istifade edip yeni güzelliklere yol almak istiyorum. İki haftalık tatilde o kadar çok yapmak istediğim şey var ki aslında. Okunacak kitaplar, denenecek lezzetler, gezilecek yerler, sepette masum masum masum bekleyen ipler... Tatilin tadını en çok çıkartmak çocukların hakkı elbette. Hem onlarla hoşça vakit geçirmek istiyorum hem de biraz kendimi şımartmak istiyorum. Ama en çok da yazmak istiyorum. Kendime hedef koydum bu iki haftalık tatilde. Her gün blogumun başında olacağım. Bakalım kendime verdiğim bu sözümü tutabilecek miyim? 

          Aman kendinize vakit ayırmayı ihmal etmeyin. Mutlu kalın:)



4 Ocak 2015 Pazar

Hokus Pokus Hallerim

 
      Beni mutlu eden küçük ayrıntılarım var bu hayatta. Kocaman kırmızı fiyonklu mutlulukların peşinde hiç olmadım zaten.  Hayalperest bünyeme ters olurdu zaten bu durum.  Hani derler ya,  avuç içi kadar mutluluk yeter.  İşte o küçük mutluluk anlarının tüm hayatıma hokus  pokus etkisi yaratması derdindeyim,  hepsi bu.  Peki neler mi benim bu mutluluk hallerim?
  •  Sabah erken uyandığımda evdeki sessizlik daha doğrusu sakinlik havası, 
  • Çocuklarımı yataklarından günün ilk öpücüğü ile uyandırdığım an
  • Sabah fırının önünden geçerken burnuma çarpan sıcacık ekmek kokusu
  • Süt Kardeşler'i milyon defa izlemek
  • Yağmurda şemsiyeme vuran yağmur damlalarının gizli şarkısı 
  • Elma kokusu 
  • Yolda yürürken tanımadığım bir çocuğun bana gülümsemesi 
  • Yeni aldığım kitabın kokusu, sayfalarındaki o pürüzsüzlüğün dokusu
  • Kışın kar yağarken kaşık kaşık yediğim dondurma 
  • Pencere kenarında mırıldanan kumru 
  • Günün ilk çayının yanındaki dost muhabbeti
  • Çocuk kahkası
  • İlk gençlik çağlarımdan bir melodinin ansızın dilime dolanması 
  • Midye kabuklarının sahili gerdanlık misali süslemesi
  • Bisiklet sürerken rüzgarı tüm hücrelerimle hissetmek
  • Gökten düşen ilk kar tanesi
  • Aylardır açmasını beklediğim menekşemin minik mor tomurcuğunun bana merhaba demesi. 
  • Kahve seremonisi 
  • Bitter çikolatanın kahve ile flörtü 
  • İçten bir merhaba
       Sizin mutluluk reçetenizde neler yazıyor peki? Mutluluklarınızın paylaştıkça çoğalması dileğiyle :)


Görsel: Pinterest.com

2 Ocak 2015 Cuma

Vestel’in Allergy UK onaylı rekortmen çamaşır makinesinden İngiltere’de gururlandıran başarı…

Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.

Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.

7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.

Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.

21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.

Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.

Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.

Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.

Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:

Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.

Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

1 Ocak 2015 Perşembe

Hoşgeldin Şekerim



    Hoşgeldin 2015 diyerek başladık günün ilk saatlerine. Yaşamak sanatının olmazsa olmazıdır umut çünkü.  Eski yıl hüzünleri,  acılarıyla çekip gitsin istiyoruz hayatımızdan.  Yeni yılın işi zor elbette,  o kadar çok umut yüklemesi yaptık ki daha gelmeden.

      Dünyanın dört bir yanından güzel dileklerle karşıladık yeni yılı. Ama hangi yılda olduğumuz önemli değil aslında.  İç huzura kavuştuğumuz,  hırslarımızı dizginleyip , yaşadığımız anların kıymetini daha iyi anladığımız bir yıl olsun yeter değil mi ? Öyleyse hoşgeldin şekerim :)